Özel sağlıkta gelinen nokta - 01/02/2009

 ÖZEL SAĞLIK HİZMETLERİNDE GELİNEN NOKTA

 
Özel sağlık hizmetleri sunan işletmelerin en önemli problemleri, finansman ve personel teminidir.  Sosyal Güvenlik sisteminde yapılan değişiklikler ile Özel Sağlık Sektörü ve kamu aynı hasta portföyüne hitap eder hale gelmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu , aldığı sağlık hizmeti için özel sektöre ve kamuya aynı ücreti ödemektedir. Tüm giderlerini kendi imkanları ile karşılayan Özel Sağlık İşletmeleri için , fark ücret alınması hayatiyetlerini devam ettirebilmelerinde çok önem taşımaktadır.. Mevcut uygulamalar ile hastadan fark alınmasının engellenmesi finansman sorununun ana kaynağını oluşturmaktadır.
Şu anda sayıları 3000 , çalışanları 170.000 , yatırım tutarı 10 milyar USD civarında olan ve ülkemiz şartlarında dünya standartlarının üzerinde kalite ile sağlık hizmeti sunan, Özel sağlık kurum ve kuruluşları ile ilgili gelinen nokta aşağıdaki gibidir;
 
·        2003 yılında Özel Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının kamu sosyal güvenlik uygulaması kapsamında olan kişilere hizmet vermesinin önü açılmış, 2007 yılında tüm SGK mensubu sigortalıların kapsama alınması ile neredeyse toplumun tamamına yakın kısmı özel sağlık kuruluşlarından faydalanabilir hale gelmiştir. Bu süreçte özel sağlık kuruluşları resmi makamlar tarafından sürekli desteklenmiş, açılmaları teşvik edilmiştir. Bu destek ile yapılan ve planlanan yatırımların büyük kısmı , 2007 seçimlerinin ardından Sağlık Bakanlığı’nın, özel sağlık kuruluşu açılışı ve işleyişini zora sokan ve gelişmelerine engel olan yönetmelik uygulamaları ve SGK ’ nın ülke gerçeklerinden uzak ücretlendirme ve geri ödeme sistemi sayesinde   işleyemeyecek hale gelmiş olup, kapanmak üzeredir.
·        2003 yılından bu yana sağlık hizmetlerinin geri ödemesine esas olan fiyatlar , gerçekleşen yıllık enflasyon rakamları oranında artmadığı gibi , %40-%60 ( branşlara göre değişmektedir) oranında   düşürülmüştür.
·        Danıştay tarafından daha önce 3 defa yürütmeyi durdurma ve ardından iptal kararı verilmiş olan sağlık hizmetleri geri ödemesinde vaka başı uygulama ( paket fiyat) 1 Ekim 2008 tarihinde tekrar uygulamaya sokulmuştur.
·        Örnek1: Paket fiyat uygulaması kapsamında Normal Doğum ücreti 400 TL olarak belirlenmiştir. Bu fiyata , Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı ve Çocuk Yenidoğan Uzmanı , hemşire, teknisyen, teknikerlerin operasyon ücretleri, tüm konsültasyon ücretleri, en az iki günlük yatak , yemek ücretleri, günlük sürekli olarak verilen tıbbi ve hijyenik bakım ücretleri dahildir.
·        Örnek2: Vaka başı uygulaması kapsamında, bir özel sağlık kuruluşunda İç Hastalıkları uzmanı tarafından yapılan muayene ve tüm tetkik ve tahliller için ödenen rakam 23 TL dir.
Bu rakam üzerinden özel sağlık kuruluşları , daha ödemesini bile almadan, gelir, stopaj ve katma değer vergilerini ödemektedir. Dolayısı ile kuruluşa ödenen reel miktar %40 daha az olmaktadır. Bunun yanında bu muayene ücreti üzerinden , özel sağlık kuruluşlarında muayene olan her hastadan, her muayenesi için ayrı ayrı olmak üzere SGK ve Maliye Bakanlığı tarafından 10 TL de katılım payı alınmaktadır. Bu katılım payı Devlet Hastanelerinde 3 TL olarak belirlendiğinden hastalar aradaki 7 TL farkı vermemek adına , Devlet Hastanelerindeki kuyruklara mecburcu bırakılıp, konforlu tedavi hakkından mahrum kalmaktadırlar.
Eşit olmayan bu uygulama , yukarıda bahsedilen fiyat tarifelerinde ki tutarsızlığın yanında , hasta sayılarında da düşüşe sebebiyet verdiğinden özel sağlık kuruluşlarını telafisi mümkün olamayan mağduriyetlere götürmektedir.
·  Tüm bunlara ilave olarak , geri ödeme kurumunun standartları belirlenmemiş fatura kontrol sistemi ve ehil olmayan personelce yapılan fatura kontrolü sonucu tıbbi gerçeklere ve etik kurallara uygun olmayan gerekçeler ile yüksek oranda yapılan kesintilerle özel sağlık kurum ve kuruluşları hizmet veremez hale getirilmektedir.
· Bunun yanında , özel sağlık kuruluşları 24 saat hizmetin   devamını sağlayabilmek için , sözgelimi ;  1-kendisine kayıtlı iki doktora ilave olarak bir doktor daha başlatmak istediğinde sağlık bakanlığının yeni çıkarttığı yönetmelik engel olmaktadır.(Danıştay tarafından bahse konu yönetmeliğin ilgili maddelerine ,telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vereceğinden yürütmeyi durdurma kararı verilmiş olmasına rağmen ,İdare mahkeme kararlarını uygulamamaktadır.) 2- Kendisinde olmayan ama ihtiyaç duyduğu branşı ilave etmek istediğinde , yine aynı yönetmelik tarafından engel olunmaktadır. Bu da mevzuat yönünden kuruluşun gelişmesine , kendisini idame ettirmesine engel teşkil etmektedir.
 
Hal böyle iken , yukarıda bahsedilen tüm bu sebeplerden ötürü, Özel Sağlık Kuruluşları telafisi mümkün olamayan zararlara uğramaktadır. Şimdiden kapananlar olmakla birlikte, bu durumun böyle devam etmesi halinde özel sağlık kuruluşlarının çoğunun  kapanacağını tahmin etmekteyiz. Bunun istihdama yansıması 70.000 kişinin işsiz kalması şeklinde olacaktır.  Devletimizin kaybedeceği vergiler ise ayrıca tahmin edilmelidir. 
Gelinen bu noktada , mevcut duruma acilen el konulmalı , muhataplarınca kaliteli sağlık hizmetini hak eden vatandaşlarımız adına gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
 
Saygılarımla,
 
Dr. Serdar SARGIN
01.02.2009
  • can polikliniği- poliklinikler
    çoçuk oyuncağı gibi geliyor onlara bu durum.ne yaptıklarını bile bilmiyorlar.anlamak iseyen yazınızı okuyup anlar.ama bunu anlamak istemeyenler var.çok ciddi rakamlar var ortda ama görmek istemeyenler var bu nasıl bir anlayış bu nasıl bi mantık.. ben anla
    07.12.2009
İsminiz
Mail Adresiniz
Telefon
Konu
Mesajınız
 
   
İsminiz
Mail Adresiniz
Gidecek Mail adresi
Konu
Varsa Mesajınız